Süleymancılar'ın eski lideri Denizolgun'un ölümü şüpheli bulundu, yeni lider Kuriş hakkında soruşturma açıldı

Bir mezarlığın etrafından kadınlar bir köşede, erkekler başka bir köşede toplanmışlar.

Kaynak, BBC Türkçe

Fotoğraf altı yazısı, Süleyman Hilmi Tunahan'ın Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı
    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, Londra
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Adalet Bakanı Akın Gürlek 27 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölümü ile ilgili "İlk gelen bulgulara göre bir şüpheli ölümün olduğu konusunda ciddi emareler var" dedi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, kamuoyuda Süleymancılar olarak bilinen cemaatin eski lideri Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün şüpheli olduğunu açıklamıştı.

Denizolgun'un Karacaahmet Mezarlığı'ndaki mezarı 19 Ağustos'ta açılmıştı.

Başsavcılık, 25 Ağustos'ta hazırlanan bilirkişi raporunda "şüpheli ölüm" tespiti olduğunu açıkladı.

Bunun üzerine 16 Ağustos'tan beri tutuklu bulunan Süleymancılar lideri Alihan Kuriş ve diğer şüpheliler hakkında "adam öldürme" suçundan soruşturma başlatıldığını duyurdu.

Başsavcılık 2016'daki ölümün ardından "beyin kanaması nedeniyle doğal ölüm" raporu altında imzası bulunan doktorlar hakkında da "resmi belgede sahtecilik" suçundan soruşturma açıldığını belirtti:

"Cumhuriyet Başsavcılığımızın 24/02/2026, 01/06/2026 ve 14/07/2026 tarihli, otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'böyle bir kayıt yoktur' şeklinde cevap veren, ancak 18/08/2026 tarihinde kayıt vardır diyerek gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturma devam etmektedir."

Akın Gürlek de 27 Ağustos'ta TV100'de yaptığı açıklamada Denizolgun'un ölümüne ilişkin "Boğazda ekimozlar var, boğulma iddiası var, daha sonra geç haber verme, sağlık ekiplerine haber verme durumu var. Bunların hepsi araştırılıyor" dedi.

Gürlek ayrıca Alihan Kuriş'in "Denizolgun'un ölümünden sonra normalde silsileye aykırı bir şekilde başa geçtiğini" söyledi ve şunları ekledi:

"Burada kara para aklama suçu var, örgüt kurma ve yönetme, aynı şekilde devlet aleyhine bir dolandırıcılık suçu iddiası var. Ama ben özellikle şunun altını çizmek istiyorum: Biz kesinlikle bir dini grup ya da bir dini yapılanmaya yönelik bir operasyon yapmadık. Bu tamamen suç örgütünün bir yapılanmasına ilişkin operasyon, mali bir operasyon".

Ne olmuştu?

Denizolgun Eylül 2016'da hayatını kaybetmişti.

Refah Partisi'nden 1995 yılında milletvekili seçilen Arif Ahmet Denizolgun, 1998-1999 yılları arasında Ulaştırma Bakanlığı görevini yürüttü. NATO Komisyon Başkanlığı da yaptı.

Denizolgun cemaatin ilk lideri Süleyman Hilmi Tunahan'ın torunu.

Denizolgun'un ölümünün ardından cemaatin başına Tunahan'ın bir başka torunu Alihan Kuriş geçti.

Eski AKP milletvekili ve aynı zamanda Denizolgun'un yeğeni olan Fatih Süleyman Denizolgun'un Bakırköy savcılığına "şüpheli ölüm" başvurusu bulunuyordu.

Savcılıktan 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Denizolgun'un "gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alınmıştır" denildi.

Savcılık açıklamasında, Denizolgun'un "ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayet olduğu" kaydedildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çıkar amaçlı suç örgüt kurma ve örgüte üye olma gibi suçlamalarla gözaltına alınan Alihan Kuriş 16 Ağustos'ta tutuklandı.

Kuriş'e "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticiliği, nitelikli dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamaları yöneltiliyor.

BBC Türkçe'nin gördüğü ifade tutanağında Kuriş tüm suçlamaları reddetti ve bunun bir "itibar suikastı" olduğunu savundu.

Konuyla ilgili 16 Ağustos'ta açıklama yapan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Alihan Kuriş'in 2016 yılında "bu yapının başına geçmesinden bu yana yaşanan devasa para ve mal varlığı hareketleri, devletimizin ilgili birimlerince milimetrik olarak izlenmiştir" dedi.

Mustafa Çiftçi, yapılanmanın yönetim kadrosunun, "glooper" isimli bir iletişim uygulaması kullandığını da söyledi.

Çiftçi, "kesinlikle dindarlara, muhafazakarlara, dini cemaatlere herhangi bir operasyon yok" ifadesini kullandı.

Gürlek de 27 Ağustos'ta yaptığı açıklamalarda "Alihan Kuriş suç örgütünde Glooper isimli bir yazışma programı kullanıyorlar" dedi. Bunun "tamamen dışarıdan, kendi aralarında gizliliğe riayet edilerek oluşturulan bir program" olduğunu ekledi.