Hakan Fidan: 'Uluslararası sistem Netanyahu tehdidiyle savaşmalı'

    • Yazan, BBC News Türkçe
    • Bildirdiği yer, İstanbul
  • Yayın tarihi
  • Okuma süresi 3 dk

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma İttifakı toplantısının ardından yaptığı açıklamada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu sert dille eleştirdi.

31 Ağustos'ta İstanbul'da basın toplantısı düzenleyen Fidan, İsrail'in Türkiye'ye yönelik söylemlerinin sorulması üzerine meseleyi yakından takip ettiklerini söyledi.

Fidan yapılan açıklamaları İsrail'de yaklaşan seçim ile ilişkilendirdi.

Netanyahu'nun "İnsanlığın ve uluslararası toplum ve güvenliğin ortak düşmanı haline geldiği" ifadesini kullanan Fidan, "Bu noktada ciddiye alınacak bir insan değildir" diye konuştu.

Ayrıca Netanyahu'nun küresel güvenliğe tehdit teşkil ettiğini söyledi ve "Bu Netanyahu tehdidiyle uluslararası sistem savaşmalıdır" dedi.

Fidan ayrıca şu ifadeleri kullandı:

"Bunu sadece Türkiye'nin problemiymiş gibi düşünmek büyük bir hata. Dolayısıyla burada uluslararası toplumun şu ana kadar yapmadığı görevi yerine getirip bu caniyi, soykırımcıyı durdurması, bu soykırımcının bölgeye, İsrail'e, Yahudi halkına ve bütün dünyaya zarar vermesinin artık önüne geçmek gerekiyor."

İsrail ve Yunanistan arasında savunma anlaşması

İstanbul'da Mekke Savunma İttifakı müttefiklerinin ilk toplantısıyla eş zamanlı olarak, İsrail ve Yunanistan arasında "Aşil Kalkanı" adı verilen 3 milyar euroluk (yaklaşık 170 milyar lira) bir savunma anlaşması imzalandı.

Anlaşma kapsamında İsrail Yunanistan'a Demir Kubbe hava savunma mimarisinin uzun menzilli katmanını oluşturan Davut'un Sapanı adlı sistemi ihraç edecek.

Ayrıca SPYDER ve BARAK MX adlı hava savunma sistemleri de Yunanistan'a verilecek.

Bunların yanı sıra Israil Havacılık Sanayi'ne bağlı ELTA Systems tarafından üretilen ve hava gözleminde kullanılan çok görevli radarlar da ihraç edilecek.

İsrail Savunma Bakanlığı, bunun Yunanistan ile yapılan gelmiş geçmiş en büyük savunma ihracatı anlaşması ve aynı zamanda ülke tarihindeki en büyük savunma anlaşmalardan biri olduğunu açıkladı.

Ne olmuştu?

İsrail, 18 Ağustos'ta Suriye'deki Ebu Zuhur üssüne hava saldırıları düzenledi.

Netanyahu'nun ofisinden 21 Ağustos'ta yapılan yazılı açıklamada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "İsrail'e karşı saldırganlığını Suriye'ye taşımaya çalıştığı" ve buna göz yumulmayacağı söylendi.

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye sınırına 70 kilometre uzaklıktaki üste Türk askerleri olmadığını açıkladı.

Suriyeli yetkililer de üste Türk askeri varlığı bulundurulmasına dair herhangi bir plan olmadığını söyledi.

İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından 29 Ağustos'ta yapılan bir X paylaşımında "Yahudi karşıtı Erdoğan, dikkati kendi halkına ve bölgeye yaptıklarından dağıtmak için birkaç günde bir Yahudi devletine yönelik çılgın kışkırtmalarında yeni doruklara yükseliyor" ifadeleri kullanıldı.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından buna yanıt olarak yapılan yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

"İsrail Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan yalan ve iftiralar, Netanyahu başta olmak üzere İsrail hükümetinde görev yapan suçluların içinde bulunduğu korkak ve çürümüş zihniyeti yansıtmaktadır."

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da 20 Ağustos'ta sosyal medya hesabından Türkçe yaptığı paylaşımda "Erdoğan Türkiye'yi Suriye'de tehlikeli maceralara sürüklüyor" ifadelerini kullanmıştı.

"İsrail hiçbir aktörün güvenliğini tehdit etmesine izin vermeyecektir" diyen Katz sözlerini şöyle sürdürmüştü:

"Erdoğan için en iyisi, Türk parlamentosunda İsrail'e karşı hayali ve boş konuşmalar yapmaya devam etmesi ve İsrail'in kendini savunma kararlılığını test etmemesi."